GELECEĞİN DİŞ HEKİMLERİ
Türkiyenin Diş Hekimliği Öğrencileri Tarafından Kurulmuş Web Sitesi

Mineral Trioksit Agregat (MTA) Kısaca Nedir?

0

Mineral Trioksit Agregat (MTA) Kısaca Nedir?

 

Endodontik ve restoratif tedaviler sırasında kullanılan materyallere alternatif olarak geliştirilen Mineral Trioksit Agregat (MTA) son yıllarda diş hekimliğinin birçok alanında ön plana çıkan bir materyaldir. MTA’nın ana yapısını trikalsiyum silikat, trikalsiyum aluminat, trikalsiyum oksit ve bizmut oksit oluşturmaktadır. İlk olarak kök-kanal sistemini tıkaçlamak için geliştirilen MTA, günümüzde, pulpa kuafajında, amputasyon tedavisinde, apeksogenezis tedavisinde, kök furka perforasyonlarının tamirinde ve açık apeksli dişlerde apikal bariyer oluşturulması amacıyla kullanılmaktadır. Yapılan çok sayıdaki in vitro ve in vivo çalışmalar sonucunda, MTA’nın mikrosızıntıyı önlediği, pulpa ve periradiküler dokular ile biyouyumlu olduğu ve bu dokuların rejenerasyonunu uyardığı saptanmıştır. Son yıllarda ise MTA, pedododontisler tarafından restoratif ve endodontik uygulamalarda başarıyla kullanılmaktadır.

 

Mineral Trioksit Agregat (MTA)

Kök kanal sistemi ve dişin dış yüzeyi arasındaki bağlantı yollarını örtülemek ve endodontik cerrahi sırasında, kök ucu kavitelerini tıkaçlamak amacı ile Loma Linda Üniversitesi’nde geliştirilmiş bir madde olan MTA’nın dental literatürdeki ilk tanımlaması Lee ve ark.1 , tarafından 1993 yılında yapılmıştır. Bir süre deneysel olarak kullanılan materyal, 1998 yılında Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından onaylanması ile geniş bir kullanım alanı bulmuştur2

MTA’nın Bileşimi ve Fiziksel Özellikleri

MTA, nem varlığında sertleşen, hidrofilik partiküllerden oluşan, gri renkli bir tozdur. Genel içerik ve yapı olarak Portland simanına benzemektedir. Portland simanı ile arasındaki en önemli farklılık yapısında potasyumun bulunmayıp, bizmut oksitin bulunmasıdır.

 

MTA’nın Hazırlanması

MTA tozu, steril su ile 3’e 1 oranında, cam veya kâğıt bir zeminde, plastik veya metal bir spatül yardımıyla karıştırılabilir. Karıştırma süresinin 4 dakikadan daha az olması gerektiği bildirilmiştir. Karışım, operasyon alanına plastik, teflon veya metal taşıyıcı ve fulvarlar ile uygulanabilmektedir. Ayrıca, bir olguda şırınga şeklindeki karıştırma ve uygulama tabancası kullanıldığı da rapor edilmiştir.

MTA’nın Antimikrobiyal Özelliği

Katılaştıktan sonraki pH değerinin 12,5’e çıkması materyale bazı antimikrobiyal özellikler katsa da yapılan çalışmalar sonucunda MTA’nın antimikrobiyal özelliklerinin sınırlı olduğu belirlenmiştir. Torabinejad ve ark.14 çalışmalarında, retrograd dolgu maddesi olarak amalgam, MTA ZnOE ve Süper-EBA’nın 9 fakültatif ve 7 anaerop mikroorganizmaya karşı antibakteriyel etkinliklerini kıyaslamışlardır. Araştırmacılar MTA’nın 9 fakültatif bakterinin 5’ine karşı (Strep. Mitis, Strep. Mutans, Strep. Salivarius, Staph. Epidermidis ve Lactobacillus türleri) antibakteriyel etki gösterdiğini fakat, 7 anaerop bakterinin hiçbirine karşı, antibakteriyel etkisinin olmadığını belirtmişlerdir. Diğer materyallerin de benzer etki gösterdiğini ve sonuçta test edilen hiçbir materyalin, retrograd dolgu maddesi olarak arzu edilen antibakteriyel özelliği taşımadığını vurgulamışlardır.

 

 

MTA’nın Biyouyumluluğu

 Mineral Trioksit Agregat’ In Biyouyumluluğunun In Vitro Değerlendirmesi

In vitro biyouyumluluk çalışmalarında, materyalin geliştirilme amacı göz önüne alınarak, kök ucu dolgu maddesi olarak kullanılan maddeler ile karşılaştırılmalı değerlendirmelerin yapıldığı. Bu testlerde sıklıkla materyalin sitotoksisitesi üzerinde çalışılmaktadır. Bununla birlikte materyalin fiziksel yapısı ve yüzey özellikleri de dokunun yanıtını etkileyebilmektedir. Bu amaçla yapılan çalışmalarda fibroblast, osteoblast, sementoblast gibi hücreler kullanılarak biyouyumluluk araştırılmaktadır. MTA sitotoksik açıdan ilk olarak Torabinejad ve arkadaşları 52 tarafından üç farklı retrograd dolgu maddesiyle karşılaştırılarak incelenmiştir. Agar overlay tekniği kullanılarak elde edilen sonuçlara göre, materyaller ilk karıştırıldığında en az toksik madde amalgam, sonra MTA ve Süper-EBA olarak bulunmuştur. Aynı çalışma radyokromium tekniği kullanılarak yapıldığı zaman, ilk karıştırıldığında MTA en az toksik madde olmuş, onu sırasıyla amalgam> Süper-EBA>IRM takip etmiştir. MTA’nın toksik özellikleri incelenirken çeşitli hücre tipleriyle çalışılmıştır. Ancak ilk olarak Asrari ve arkadaşları 6 serebro-kortikal hücre kültüründe nöronlar üzerine toksik etkisini değerlendirmişlerdir. En sık kullanılan retrograd dolgu materyallerinden MTA, amalgam, Süper-EBA, Diaket’in nörotoksisitesi incelendiğinde, MTA uygulanan kültürde ilk karıştırıldığında ve 7 gün sonraki kültürde nöron ölümü istatistiksel olarak anlamlı bulunmazken, amalgam, Süper-EBA ve Diaket uygulanan kültürlerde anlamlı derecede nöron ölümü gözlenmiştir.

 

MTA ile İlgili Hayvan Dişlerinde Yapılan Çalışmalar

Kök ucu dolgu maddesi ve perforasyon tamir materyali olarak önerilen MTA’nın biyouyumluluk özelliğinin hayvan çalışmaları ile de değerlendirildiği görülmektedir. Bu çalışmalar, lokal toksisiteyi belirlemeye yönelik yapılan 2. seviye testleridir. Materyalinin, klinik kullanımına benzer şartların deney hayvanlarında oluşturulmasıyla materyalin biyouyumluluğu araştırılması amaçlanmaktadır. MTA’nın sağlıklı köpek dişlerinde kök ucu dolgu materyali olarak kullanımının değerlendirildiği çalışmanın sonucunda, MTA gruplarında materyal üzerinde sement varlığı ve minimal iltihap ile başarılı iyileşme gözlendiği bildirilmiştir.

MTA’nın Pedodonti’deki Klinik Kullanım Alanları

Bir restoratif madde ile birlikte kullanıldığında MTA, biyo-uyumluluğu ve bakteriyel sızdırmazlık vb.

özellikleri sayesinde pulpanın korunması, tamiri ve canlılığının devamını sağlamada ideal bir materyal

olarak ön plana çıkmaktadır. Bu sayede pedodontide birçok tedavi prosedüründe kullanılabilmektedir. MTA’nın klinik kullanım alanları 2,5,39;

  • Kuafaj materyali olarak,
  • Amputasyon materyali olarak,
  • Apeksifikasyon sırasında, apikal tıkaç materyali olarak,
  • Kök rezorbsiyon alanlarının tamirinde,
  • Furka ve kök perforasyonlarının onarımında, tamir materyali olarak,
  • Retrograd dolgu materyali olarak,
  • Kök kırıklarında tamir materyali olarak

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

https://arastirmax.com/tr/system/files/dergiler/92334/makaleler/3/1/arastirmax-mineral-trioksit-agregat-pedodontideki-onemi.pdf

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/278107

https://www.journalagent.com/z4/download_fulltext.asp?pdir=eudfd&plng=tur&un=EUDFD-83702

 

 

 

Derleyen: Abdulmelik EVREN
Bunları da beğenebilirsin
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments