GELECEĞİN DİŞ HEKİMLERİ
Türkiyenin Diş Hekimliği Öğrencileri Tarafından Kurulmuş Web Sitesi

GIDA KATKI MADDELERİ

0

GIDA KATKI MADDELERİ

 

                                                                                  Hazırlayanlar: Hazal KORKUT, Şeyma Nur TAŞKALE, Feyza DERELİ

GIDA KATKI MADDELERİ NEDİR?

Gıda katkı malzemeleri; besleyici değeri çok az olan veya hiç olmayan, ancak işleme ve gıda ve hayvan yemi depolamada kullanılan maddelerdir. Bu maddeler antioksidanları, gıda koruyucularını, gıda boyası ajanlarını, tatlandırıcıları, anti enfektif maddeleri içerir.  Gıda katkı maddeleri lezzeti korumak veya tadını ve görünümünü iyileştirmek için gıdaya eklenen aslında yüzyıllardır da kullanılan maddelerdir. Örneğin yiyecekleri salamura yaparak koruduğumuz sirke, pastırmada kullanılan tuzlama, tatlıları koruma veya bazı şaraplarda olduğu gibi kükürt dioksit kullanılır. 30/06/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’nde gıda katkı maddesi şu şekilde ifade ediliyor: “Besleyici değeri olsun veya olmasın, tek başına gıda olarak tüketilmeyen ve gıdanın karakteristik bileşeni olarak kullanılmayan, teknolojik bir amaç doğrultusunda üretim, muamele, işleme, hazırlama, ambalajlama, taşıma veya depolama aşamalarında gıdaya ilave edilmesi sonucu kendisinin ya da yan ürünlerinin, doğrudan ya da dolaylı olarak o gıdanın bileşeni olması beklenen maddeleridir.”

  1. yüzyılın yarısında işlenmiş gıdaların ortaya çıkmasıyla çok daha fazla gıda katkı malzemeleri hem doğal hem yapay kaynaklı olanları piyasaya sürülmüştür. Bazen yanlış amaçlar güdülerek ticari çıkarlar için bazı olumsuz durumlar pazarlama teknikleriyle manipüle edilse de çeşitli etiketlerle ilgili işlenmiş gıdaların içeriklerinin bilinmesini  sağlamak için yönetmelikler ortaya çıkarılmıştır.

Gıda Katkı Maddeleri Hangi Amaçla Kullanılır?

 

  • İnsan sağlığını korumak.
  • Gıdanın besleyici değerini korumak ve arttırmak.
  • Gıdanın dayanıklılığını artırmak ve raf ömrünü uzatmak.
  • Gıdanın lezzetini unutulmaz kılmaz ve rengini çekici hale getirmek ayrıca gıdayı korumak.
  • Mikroorganizma gelişimini önlemek böylece gıdaların bozulmasına engel olmak.
  • Gıdalarda olası lezzet bozulmalarını önlemek
  • Gıdaların işlenmesi sırasındaki oluşabilecek teknolojik sorunları gidermek.

 

  • Gıda çeşitlilik yelpazesini sağlamak
  • Gıdalarda kalite standardizasyonunu sağlamak böylece oluşacak farklılıkları önlemek.
  • Gıdaların duyusal özelliklerinin gelişmesini sağlamak.

 

Peki Bu Katkı Maddeleri Kimyasal Maddeler Midir?

 

Evet katkı maddeleri kimyasal maddelerdir ama gelgelelim gıdalarımızda bulunan maddelerde de kimyasal maddeler bulunmaktadır. Bitkilerdeki kimyasal maddelerden bir bölümü evrim sonucu bu bitkilerin diğer canlılardan korunmak için geliştirdiği kimyasallardan olduğunu söylüyor araştırmalar. Bu yüzden gıda katkı malzemeleri ne kadar bize avantaj sağlasa da kimyasal olmaları dolayısıyla verdiği zararlar da mevcuttur.

Bize Birçok Yardımı Dokunan Bu Maddeler Hayatımıza Nasıl Dahil Oldu?

 

Gıdalara bilinçli bir şekilde katılan kimyasal maddelerle ilgili tarihsel gelişmeler incelendiğinde, tuz, odun tütsüsü ve baharatların bilinen en eski katkı kullanma yöntemleri olduğu anlaşılmaktadır. Gıda boyalarının MÖ 3500 yıllarında Mısır’da kullanıldığını, MÖ 3000 yıllarında tuzun et ürünlerini saklamada kullanıldığını, MÖ 900 yıllarında hem tuzun hem odun tütsüsünün hem de nitratın gıda saklama yöntemi olarak kullanıldığını, MÖ 50 yıllarında tuz ve odun tütsüsüne ilaveten baharat lezzet vericilerin kullanıldığını aktarmış bilim insanları.1856’da aniline purple adlı yapay renk maddesi sentezi ile yapay boya üretimine başlanmış, 19.yy da sanayileşme artışı ile birlikte gıda katkı maddeleri  kullanılmaya başlanmıştır (benzoik asit, sodyum karbonat,sakkarin). Ancak tarihsel süreç içerisinde katkı maddeleri bazen amaç korumak bile olsa çeşitli yan etkiler göstermiştir. Mesela sütü korumak amacıyla formaldehit, eti korumak amacıyla boraks veya gıda boyalarının aşırı kullanımı tüketicilerde çeşitli alerjik ve toksik belirtiler gösteren vakaların görülmesine neden olmuştur. O halde esas olan kimyasalların zararsızlık limitlerinin iyi bilinmesi ve doğru uygulanmasıdır.

GIDA KATKI MADDELERİ YASAL KURUMLARI

 

Gıda katkı maddeleri besinlerin içine konulduğu için ve bu doğrudan sağlıkla ilişkili olduğu için bazı kuralları mevcuttur ve denetlenmesi de şarttır. Bu yüzden hem yurtdışında hem de ülkemizde bunu denetleyecek birtakım kurumlar mevcuttur.

 

  • CAC (Codex Alimentarius Commission – Uluslararası Gıda Kodeksi Komisyonu)  Gıdalarla ilgili standartlar oluşturulur ve düzenlemeler yapılır, konuyla ilgili dokümanlar hazırlanır.

●       CCFAC (Gıda Katkı ve Kontaminantları Kodeksi Komitesi) Gıda Katkıları ile ilgili sınırlamalar getirilir ve bu maddelerin gıdalarda bulunmasına izin verilecek olan maksimum miktarlar belirlenir.

●         JECFA (Birleşik Gıda Katkıları Uzman Komitesi) Gıdalardaki toksikolojik değerlendirmeleri ve katkı maddelerinin A, B ve C listelerini hazırlarlar.

  • A listesi: ADI değeri belirlenmiş katkı maddelerini oluşturur.
  • B listesi: Değerlendirmesi devam eden katkı maddelerini oluşturur.
  • C listesi: Kullanımı yasaklanmış katkı maddelerini oluşturur.

●       FDA ( Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi)

  • GRAS listelerini hazırlar.

●       WHO ( Dünya Sağlık Örgütü)

  • Katkı maddeleriyle ilgili yapılan çalışmaları yayınlar.

●       FAO (Gıda ve Tarım Örgütü)

  • Katkı maddeleriyle ilgili yapılan çalışmaları yayınlar.    
  •   Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği (30 Haziran 2013 – 28693)

 

E KODU

 

Gıda katkı maddelerinden söz açıldığında akla E kodu gelir. E kodu, her bir gıda katkı maddesi için Avrupa Birliği tarafından onaylanarak belirlenen ve konulan kod numarasıdır. Yani Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılmasına izin verilen her gıda katkı maddesinin bir E numarası vardır ve 3 rakamlı bir sayı ile gösterilmesi gerektiği söylenmiştir. Numaranın başındaki E harfi Avrupa(Europe) kelimesinin baş harfini gösterir. E harfinin akabindeki 3 veya 4 basamaklı sayı ise gıda katkı maddesinin kimyasal adı yerine kullanılan bir kodlama sistemidir. Bir gıda maddesinin üretiminde eklenen katkı maddeleri etiketin üzerinde içindekiler listesinde yazılmalıdır. Ancak bu katkılar E kodları ile yazılabileceği gibi gıda katkı maddesinin açık kimyasal ismi de yazılabilmektedir.

  • Renklendiriciler: E 100 – 181
  • Koruyucular: E 200 – 252
  • Asitler: E260-297 ve E322-385
  • Antioksidanlar:E 300 – 321
  • Emülsifiye edici tuzlar: E 331 – 332, E 450-452
  • Emülgatörler (Stabilizatörler): E 420-495
  • Nem tutucular: E 420 -422

●       Jelleştiriciler (Kıvam arttırıcılar): E 400-418

  • Asitlik düzenleyiciler: E 500 – 529
  • Sertleştiriciler: E 509
  • Topaklanmayı önleyiciler: E 535-536, E 551-559

●       Ayırıcılar, şelatlar veya kabartıcılar: E 530-585

  • Aroma ve lezzet arttırıcılar: E 620 – 640
  • Köpüklenmeyi önleyiciler: E 900-914
  • Parlatıcı ve kaplama maddeleri: E 900 -914
  • Un işlem maddeleri: E 300, E 920 -928
  • İtici gazlar (Paketleme gazları): E 938-949
  • Tatlandırıcılar: E 950 – 967
  • Enzimler: E 1100-1105

●       Hacim arttırıcılar: E1200

  • Modifiye nişasta: E 1404 – 1450

 

GIDA KATKI MADDELERİNİN SINIFLANDIRILMASI

 

  1. KORUYUCULAR
    1. Antimikrobiyaller
    2. Antibrowing ajanlar
    3. Antioksidanlar
  2. HAZIRLAMA, PİŞME ÖZELLİĞİNİ VE YAPIYI GEŞİLTİRENLER
    1. pH Ayarlayıcılar
    2. Topaklanmayı Önleyenler
    3. Emülsifiyerler
    4. Stabilizörler, Kıvam Arttırıcılar, Yapay Tatlandırıcılar
    5. Diğer
  3. AROMA VE RENK GELİŞTİRİCİLER
    1. Aroma Maddeleri
    2. Renklendiriciler
  4. BESİN DEĞERİNİ KORUYUCU GELİŞTİRİCİLER (BESİN ÖGELERİ)

 

 

1)      KORUYUCULAR

Gıdaları, mikroorganizmaların sebep olduğu bozulmalara veya patojen mikroorganizmaların gelişmelerine karşı koruyarak raf ömürlerinin uzatılmasını sağlayan maddelere koruyucular denmektedir. Tarih boyunca doğal koruyucu olarak şeker, tuz, asitler ve tütsüleme kullanılmıştır. Antimikrobiyaller (antimikotikler, mikrop antagonistleri), antioksidanlar ve antibrowing ajanlar diye kendi içinde üçe ayrılmaktadır.

A)    Antimikrobiyaller

Besinleri bakteri, küf, mayalardan koruyarak raf ömrünü uzatırlar.

Antimikotikler besinlerin funguslar tarafından acılaşmasının, istenmeyen koku oluşumunun, mikotoksin üretiminin önlenmesi amacıyla kullanılırlar. Küflenmeyi önleyici maddelere benzoik asit, parabenler, propiyonik asit, asetik asit ve asetatlar, dietil polikarbonatlar örnek verilebilmektedir.

Mikrop antagonistleri, besinleri bakteri bozulmasına karşı korumak, raf ömrünü uzatmak, doğal renk ve aromayı korumak amacıyla kullanılırlar. Bakteri üremesini önleyicilere nitrat, nitrit, sülfitler örnek verilebilir.

B)    Antibrowing Ajanlar

Gıdalardaki mikrobiyal gelişimin kontrolü amacıyla yararlanılır. Genellikle doğal kaynaklı oldukları ve toksik olmadıkları için tercih edilirler. Amilaz, pektinaz, glukoz oksidaz, invertaz, katalaz bunlara örnek olarak verilebilmektedir.

C)    Antioksidanlar

Antioksidanlar, oksidatif bozulmayı ve acılaşmayı önleyicilerdir. Yağlarda ve yağlı besinlerde kullanılmaktadırlar. Bazı durumlarda gıdaya eklenmek yerine pakete uygulanırlar. Tokoferoller (E vitamini) ve askorbik asit (C vitamini) gibi doğal antioksidanlara ve BHA, BHT, Gallatlar sentetik antioksidanlara örnek olarak verilebilir. Antioksidanların kullanım amaçları:

  • Arzu edilmeyen koku değişikliğini gidermek
  • Aroma, tat değişikliğini önlemek
  • Enzimatik kararmayı önlemek
  • Oksiadasyona bağlı renk kaybını geciktirmek veya önlemek
  • Yağlı besinlerde acımayı önlemek, geciktirmek

 

2)      HAZIRLAMA, PİŞME ÖZELLİĞİNİ VE YAPIYI GELİŞTİRENLER

Üretim sırasında, sonunda veya depolama sırasında meydana gelecek renk, koku ve tat değişikliklerini önlemek amacıyla gıda sektöründe sıklıkla kullanılırlar.

A)    pH Ayarlayıcılar

Besinlerin asitliğini veya bazlığını kontrol etmek, değiştirmek ve istenilen düzeyi sağlamak amacıyla kullanılırlar. pH’ı düşürerek besinde bakteriosidal ve bakteriostatik etki de gösterebilirler. Artmış asidite bir çok patojenik ve besini bozan mikroorganizmanın ısıya duyarlılığını arttırır. Yaygın olarak kullanılan asitlere asetik asit, propiyonik asit, sorbik asit, süksinik asit, adipik asit, fumarik asit, laktik asit, malik asit, tartarik asit, sitrik asit ve fosforik asitler örnek verilebilir.

B)    Topaklanmayı Önleyenler

Karışımların akabilme özelliğini korumak, topaklanmayı ve bir araya toplanmayı engellemek için tuz, pudra şekeri, baharat, hazır çorbalıklar, süt tozu gibi toz halindeki karışımlarda kullanırlar. Topaklanmayı önleyenlere alüminyum silikat, trikalsiyum fosfat örnek verilebilir.

C)    Emülsifiyerler

Bir sıvının diğer sıvının içinde homojen olarak dağılmasına yardımcı olmak, sıvının yüzey gerilimini azaltmak amacıyla kullanılırlar. Yağlı besinlerde yağın ayrışmasını engellerler. Bunlara lestin, sorbitan monostearat, digliseritler, Na pirofosfat örnek olarak verilebilir.

D)    Stabilizörler, Kıvam Arttırıcılar, Yapay Tatlandırıcılar

Stabilizörler; hidrokollit, gam ve zamk isimleriyle de bilinmektedirler. Stabilizörler; yağ ve suyun yeniden ayrılmasını önlemek amacıyla günümüzde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Çoğu yüksek oranda suda çözünen hidrofolik maddelerdir. Viskoziteyi arttırarak jel oluştururlar. Fonksiyonları:

  • Jelleştirici
  • Stabilize edici
  • Süspanse edici
  • Koyulaştırıcı (Kıvam Arttırıcı)
  • Emülsiyon yapıcı
  • Köpük oluşumu ve tutumu
  • Bağlayıcı
  • Berraklaştırıcı
  • Kaplayıcı
  • Kapsülleyici

Arap zamkı, kitre zamkı (gum taragacanth), kara zamkı, arabino galaktan (larch gum), Gatti zamkı (gum ghatti), keçiboynuzu zamkı, guar gum, agar, alijinik asit, karagenan, furselaran, karboksimetilselüloz, mikrokristal selüloz, ksantan gam, pektin ve jelatin stabilizörlere örnek olarak verilebilir.

Kıvam arttırıcı olarak genellikle nişasta, pektin, gamarabik, kalsiyum laktat ve alginatlar kullanılmaktadır. Dondurmada buz kristalleri oluşmadan yapının düzgün olmasını sağlanması kıvam arttırıcı kullanmanın örneği olarak verilebilmektedir.

Yapay tatlandırıcılar aroma ve tadı daha cazip hale getirmek amacıyla kullanılırlar. Aspartam, asesulfam K, sorbitol, sakkarin tatlı tadını vermek amacıyla (kalorisiz) kullanılırlar. Glutamik asit tuzları lezzetlerin kalıcılığını sağlarlar. Glutamik asidin sodyum tuzları et tadı verir. En sık kullanılan monosodyum glutemattır (MSG). Yapay tatlandırıcılar sağlığa zararlı olduğu için denetim altında, ilaç gibi satılıp kullanılması önerilmektedir. Sakarin için 2,5 mg/kg, siklomat için mg/kg, aspartam için 40 mg/kg, asesülfam K için 9 mg/kg günlük kullanılabilecek miktar olarak söylenmektedir.

A)    Diğer

Renk stabilizasyon ajanı; gıdanın rengini stabilize eder ve kalıcılığını sağlar

Kabartma ajanı, gaz açığa çıkararak hamurun hacmini arttırır.

Un işleme ajanı, unun pişme kalitesini veya rengini düzeltir.

2)      AROMA VE RENK GELİŞTİRİCİLER

Aroma maddeleri ve renklendiriciler olarak ikiye ayrılırlar.

A)    Aroma Maddeleri

En çok kullanılan aroma verici madde monosodyum glutamattır(MSG) . MSG tarafından oluşturulan bir umami tat vardır. MSG alınımı, göğüs ağrısı, yüzde yanma, kızarıklık, parestezi, terleme, baş dönmesi, baş ağrısı, çarpıntı, bulantı ve kusmaya sebep olabilir. Çocuklarda titreme ve üşüme, irritabilite, çığlık ve deliryum gözlenebilir.

Aroma artırıcılar gıdadaki mevcut tat ve/veya kokuyu arttırarak aromayı daha cazip hale getirmek, orijinal aromayı korumak ve düzeltmek, artırmak amacıyla kullanılır.

 

B)    Renklendiriciler

Renklendiriciler gıdaların içinde asıl konma amacı pazarlamadır. Tüketicilerin o ürünü bilinen rengiyle tanıması veya gıdaların işlenmesi ve depolanması sırasında görünüş özellikleri üzerinde meydana gelen olumsuz etkileri gidermek içindir. Bu maddeler alkolsüz içecekler, şekerlemeler, dondurmalar, pelteler, unlu ürünler, yapay toz içecekler, sakızlar, gofret bisküvi ve kremalar gibi birçok üründe kullanılmaktadır.

  • BESİN DEĞERİNİ KORUYUCU GELİŞTİRİCİLER (BESİN ÖGELERİ) Gıdalar geçtikleri               işlemler      nedeniyle bazı             vitamin              ve   minerallerin    kayıpları olabilmektedir. İşlem sırasında kaybolan besin ögelerinin yerine B1, B2 ve niasin konmaktadır. Diyette eksik olan besin ögelerini tamamlamak amacıyla A ve D vitaminleri eklenir.

GIDA KATKI MADDELERİNİN SAĞLIĞIMIZA FAYDALARI VE ZARARLARI

  • 1) YARARLARI

 

  • Konuldukları gıdalarda üretim, işleme, paketleme taşıma ve depolama aşamalarında besin öğesi kayıplarını engeller.
  • Biyolojik ve besleyici değerlerini korumalarına yardımcı olur.

 

  • Gıdada hastalık yapıcı mikroorganizmaların oluşmasını engeller.

 

  • Kalitesini ve sağlamlığını korumasını sağlar.

 

  • Görünüşünü güzelleştirir.

 

  • Renk ve şekillerini düzeltir.

 

  • Lezzet, tat ve kokularının daha güzel olmasını sağlar.

 

  • Raf ömürlerinin uzun olmasını sağlar.

                                               


2-ZARARLARI

 

Gıda Katkı Malzemelerinin yukarıda bahsedilen yararlarına rağmen tüketiciler Gıda Katkı Malzemelerinin sağlığa zararlı olduğu fikrini taşımaktadırlar. Tüketicinin bu düşüncesine sebep olan faktörlerden başlıcaları;

  • Kötü kalitede veya bozulmuş gıdayı maskeleme,
  • Gıdaları hatalı işleme, taklit gıda yapımı,
  • Ürünün besleyici değerini azaltma,
  • İstenilen etkiyi oluşturacak teknik miktardan fazla kullanma,
  • İşleme ve ambalaj tekniklerine uymamadır.
  • Koruyucu olarak kullanılan nitrit ve nitratlar, kansere neden olan nitrozaminleri oluştururlar ve kanın oksijen taşıma yeteneğini azaltırlar.
  • Benzoik Asit astım, deri döküntüleri, hiperaktiviteye neden olabilen bir koruyucu katkı maddesidir.(Benzoik asit meyve sularının içinde bulunan bir katkı maddesidir.)

 

 

  • Astımlı hastalarda astım atakları başlatabilen bir diğer koruyucu katkı maddesi SO2’dir. Uzun yıllardır kullanılan sülfitler, daha çok gıdaların lezzetini ve rengini korumak, bakterilerin çoğalmasını engellemek, bozulmayı azaltmak, taze yiyeceklerin renklerin bozulması lekelenmesini önlemek veya kahverengi hale gelmesini engellemek yanında ilaçların korunmasına yardımcı olmak ve raf ömrünü uzatmak için kullanılmaktadır.

    • Renklendirici maddeler kesinlikle toksik ve kanser yapıcı maddelerdir. Geriye kalan renklendiricilere ilişkin sağlık sorunları duyarlı kişilerde genellikle alerjik reaksiyonlar ve deri döküntüleri, astım ve hiperaktivitedir.

                          

  • Yiyecek paketleme ve kosmetik alanında kullanılan, suda, havada ve toprakta bulunan, Di- n butyl phthalate (DBP) maddesinin sperm sayısında azalma, anormal sperm sayısında artma, kriptorşidizm ve hipospadias bozukluğuna yol açtığı birçok araştırma tarafından tespit edilmiştir.

 

 

 

KAYNAKÇA:

  • Babacan, A. (?). KGP 237 Gıda Katkı Maddeleri (Basılmamış Ders Notu). Ankara Üniversitesi. [Erişim Tarihi: 11 Aralık 2020]. Erişim Adresi: https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/123034/mod_resource/content/1/1.%202.

%203.%20hafta%20katk%C4%B1%20maddelerinin%20tan%C4%B1m%C4%B1%20 ve%20kullan%C4%B1m%20ama%C3%A7lar%C4%B1%2C%20yasal%20d%C3%B Czenlemeler%2C%20s%C4%B1n%C4%B1fland%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1. pdf

  • Boğa, A., & Binokay, S. (2010). Gıda Katkı Maddeleri ve Sağlığımıza Etkileri. Arşiv Kaynak Tarama                 Dergisi,     19(3),         141-154. Aralık         10,          2020  tarihinde https://www.net/profile/Ayper_Boga_pekmezekmek/publication/289964 568_Gida_Katki_maddelerinin_Insan_sagligina_Etkileri/links/5693b23708ae820ff072 7835/Gida-Katki-maddelerinin-Insan-sagligina-Etkileri.pdf adresinden alındı.
  • Erkmen O. (2010). Gıda Kaynaklı Tehlikeler Ve Güvenli Gıda Üretimi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, 53(3), 220-235.
  • Karatepe, T. U., & Karatepe, H. Ç. (2017). Gıda Katkı Maddeleri. Sakarya Tıp Dergisi, 7(4),    164-167.                 Aralık         10,                     2020             tarihinde https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/398637 adresinden alındı.
  • Küçüköner, E. (2006). Yeni Ürün Geliştirmede Gıda Katkı Maddelerinin Fonksiyonları ve Önemi. Gıda, 31(3), 175-181. Aralık 10, 2020 tarihinde https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/77649 adresinden alındı.
  • Özkaya, İ. (2004). Gıda Katkı Maddeleri ve Toksinler. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sağlıkta ve Hastalıkta Beslenme Sempozyum Bildirileri. 41, s. 39-44. İstanbul: Yayın. Aralık 10, 2020 tarihinde http://www.ctf.edu.tr/STEk/pdfs/41/4104.pdf adresinden alındı.
  • M. Pandey and S. K. Upadhyay (2012). Food Additive, Food Additive, Prof. Yehia El-Samragy (Ed.), ISBN: 978-953-51-0067-6, InTech, Available from: http://www.intechopen.com/books/food-additive/food-additive

 

  • Tekle, Ş. (?). Gıda Katkı Maddeleri (Basılmamış Ders Notu), Ahi Evran Üniversitesi. [Erişim Tarihi:          11         Aralık         2020].                                                                 Erişim Adresi: https://akademik.ahievran.edu.tr/kullanicidosyalar/files/G%C4%B1da%20Katk%C4% B1%20Maddeleri(4).pdf
  • Yaralı, E. (14.06.2016). Gıda Güvenliği (Basılmamış Ders Notu). [Erişim Tarihi: 11 Aralık 2020].                                          Erişim                                Adresi: https://akademik.adu.edu.tr/myo/cine/webfolders/File/ders%20notlari/gida%20g%C3

%BCvenligi.pdf

 

  • Yüzbaşıoğlu, D., Zengin, N., & Ünal, F. (2014). Gıda Koruyucuları ve Genotoksite Testleri. Gıda, 39(3), 179-186. Aralık 10, 2020 tarihinde https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/79158 adresinden alındı.
Bunları da beğenebilirsin
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments