GELECEĞİN DİŞ HEKİMLERİ
Türkiyenin Diş Hekimliği Öğrencileri Tarafından Kurulmuş Web Sitesi

DENTAL ANKİLOZ

0
HAZIRLAYAN: ASLI SENA YAVUZ/EDİTÖRLÜK

Dental ankiloz periodontal ligamentteki enflamasyon sonucu sement ve onu çevreleyen alveoler kemiğin kaynaşmasıdır.  Alveoler prosesin büyümesi dişlerin devam eden erüpsiyonuna dayanır. Periodontal ligament kollajen doku, ekstraselüler matriks, fibroblast, osteoblast, osteoklast, odontoblast, odontoklast gibi mezenşimal hücreler ve kan damarlarının oluşturduğu bir bütündür ve dişin stabilitesinde önemli rol oynar. Bu hücreler mekanik uyaranlar altında dokuların yapım ve yıkımından sorumludur. Periodontal ligamentte meydana gelen travma ve enflamasyon, ankiloz oluşmasına neden olabilir. Enflamasyonun ilk safhasında yapısı bozulan periodontal ligament makrofajlar ve osteoklastik hücreler tarafından rezorbe edilir. İkinci safhada iyileşmeyi sağlayan mezenşimal hücreler ve osteoblastlar bölgeye göç eder. Fakat bu bölgedeki periodontal ligamentin rezorbe olması ve yapısal bütünlüğünün bozulması nedeni ile iyileşme sement ve alveoler kemik arasında meydana gelerek bu iki yapının kaynaşmasına neden olur. Alveoler kemikteki osteoklastik aktivite sementi etkileyebilir ve dişin kökünde rezorbsiyon oluşabilir. “Ankiloz süt dişlerinde daha çok molar bölgede görülür. Mandibular molarlar maksiller molarlardan daha çok etkilenir. Süt dişlerinin ankiloze kalma durumu, daimi dişlerden 10 kat daha fazladır. Daimi dişlerde ankilozdan en çok etkilenen dişler mandibular ve maksiller birinci molarlar ile kanin dişlerdir.

DENTAL ANKİLOZUN TEDAVİSİ

Ankiloze dişlerin tedavisi dişin daimi ya da süt dişi olmasına, ankilozun derecesine, teşhis zamanına ve etkilenmiş dişin konumuna bağlıdır. Ankiloze süt dişlerinin tedavisi daha göreceli iken ankiloze daimi dişlerin tedavisi daha komplikedir. Ankilozun tedavi yöntemi ile ilgili farklı seçenekler önerilmiştir. Bunlar, çekim, cerrahi lüksasyon, cerrahi repozisyon, hareketli veya sabit apareyler, koronal modifikasyonlu veya modifikasyonsuz retansiyontedavi etmeme, ortodontik tedavi, protetik iyileştirme, segmental osteotomi kasıtlı reimplantasyon, immediat ogmentasyon teknikleri kullanarak dişin çekimi, ototransplantasyon ve dekoronasyondur.

Dekoronasyon: Klinik deneyimler ankiloze dişin çekiminden sonra alveoler kemikte vertikal ve horizontal kemik kaybının olduğunu göstermiştir. Eğer duruma infraokluzyon da eşlik ediyor ise kemik yıkımı daha fazla olacaktır. Malmgren tarafından önerilen dekoronasyon tekniği, ankiloze dişin çekiminden sonra kemik kaybının önlenmesi amacı ile kullanılmaktadır. Bu teknik dişin doğal rezorpsiyon proçesine dayanır. Mukoperiostal flep kaldırılır ve ankiloze dişin kronu marjinal kemik kenarının 2 mm altından salin eşliğinde elmas frez ile kesilir. Kök kanal dolgusu boşaltılır ve kök yüzeyinin koronal bölümü marjinal kemik seviyesinin 2 mm altında kalacak şekilde kısaltılır. Boşaltılmış kök kanalı salin ile yıkanır ve sonrasında içerisinin kan ile dolmasına izin verilir. Kalan boş kanal alveol kemiğin içerisinde bırakılarak alveol üzerine mukoperiostal flep kapatılır. Eğer dişin kanalı halen mevcut ise kanal aleti ile girilerek bu alanın kan ile dolması sağlanır. Kemik kaybı fazla ise flebi kapatmadan önce kemik grefti bölgeye eklenebilir. Flebi kapatmadan önce bölgenin kan ile dolduğuna emin olunmalıdır. Alveol kemik içinde kalan kök zamanla rezorbe olurken bir yandan alveoler gelişimin de devam etmesini sağlayacaktır. (Ankiloze diş kronunun kesilmesinin ardından ortaya çıkan boşluğun geçici estetik çözümü için bu kesilen kron, komşu dişlere kompozit veya fiber bağlantılar yardımı ile yapıştırılabilir. Bu sayede estetik görünüm sağlanırken ankiloze dişin boşluğu korunmuş olmaktadır. Dişin kendi kronu yerine akrilik kronlar da boşluk bölgesine uygulanabilir.         Alveol kemik içindeki kökün rezorbisyonundan sonra alveol gelişimi bir miktar daha beklenir ve hasta uygun yaşa geldiğinde bölgenin implant ile birlikte protetik rehabilitasyonu yapılır. Dekoronasyon ankiloze dişlerde, erken karma dentisyonda (7-10 yaş arası) 2 yıl içersinde uygulanabilir. Geç karma dentisyonda (10-12 yaş arası) hastalar pubertal atılım çağına ulaştıysa ankiloze dişlerde infraokluzyon hızlı bir şekilde gelişebilir. Dekoronasyon bu dönemde infraokluzyon görülmeye başlandığı andan itibaren uygulanabilir. Erken daimi dentisyonda oluşan infraokluzyon yavaş şekilde ilerler. Bu dönemde dekoronasyon gerekli olmayabilir. Hastalar periodik olarak gözlenir. Pubertal büyüme öncesi yapılan dekoronasyon tedavisi ile elde edilen vertikal kemik gelişimi ile pubertal sonrası geç dönemde yapılan dekoronasyon ile elde edilen vertikal kemik gelişiminden daha fazla olduğu belirtilmiştir.

KAYNAKÇA:

 

 

Bunları da beğenebilirsin
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments