GELECEĞİN DİŞ HEKİMLERİ
Türkiyenin Diş Hekimliği Öğrencileri Tarafından Kurulmuş Web Sitesi

Amalgam Dolgu

0

AMALGAM DOLGU

 

Amalgam dolgu nedir? İçerisinde hangi maddeler vardır?

Amalgam diğer adıyla gümüş olarak da bilinen dolgular; cıvanın herhangi bir başka metal ile birleşimidir. Hemen hemen demir haricindeki tüm metaller cıva ile birleşerek amalgamı oluşturabilirler. Bu oluşumun %40 ile %50’sini oluşturan cıva maddesi, metal maddelerini birbirine bağlayarak; çok dayanıklı bir dolgu malzemesinin oluşmasına olanak sağlar. Yaklaşık 150 yıldır geliştirilerek kullanılan amalgam dolgular, pek çok dişin korunmasını ve ağızda tutulmasını sağlamıştır.

Amalgam dolgular zararlı mı?

Amalgam içeriğindeki cıva toksik bir maddedir. Peki  “toksisite” ne demektir? Toksisite, bir maddenin bir organizmaya zarar verme derecesidir. “Bu madde insan ve hayvanlar için toksiktir” cümlesinde olduğu gibi tüm organizmaya olan etkiyi ifade edebileceği gibi, “karaciğer için toksiktir” cümlesindeki gibi belli bir organa ya da “sitotoksiktir” kelimesindeki gibi hücreye olan zararlı etkiyi de ifade edebilir. Toksisitenin ana kuralı “doza bağlı” olmasıdır. Yüksek dozda toksik olan bir madde, düşük dozda zararsız, hatta faydalı da olabilir.

Tıpta bunun pek çok örneği vardır. Örneğin hayat kurtarıcı bir ilaç olan Coumadin (warfarin) aslında bir fare zehiridir. Düşük dozlarda kullanıldığında zararlı değil, faydalıdır. Kalp yetmezliğinde kullanılan digoksine bakıldığında ise her bölümü zehirli olan digitalis bitkisinden elde edilmektedir. Kalp krizinde kullanılan atropinse zehirli Datura stramonium bitkisinden elde edilir. Çavdar mahmuzu (ergot) deyince aklımıza ambarlarda kalmış küflü çavdarları yiyerek hastalanan tayfaları konu eden korkunç deniz hikayeleri gelir, oysa ki bu küften elde edilen ergot alkaloidleri migren tedavisinde kullanılan önemli ilaçlar arasındadır.

Demek ki cıvayı ele alıken şu soruları aklımızda tutmalıyız: İnsanda hangi miktarda cıva toksik etki gösterir? Amalgam dolgulardan ne kadar cıva salınır? Eski amalgam dolguyu ağızda tutmak mı, yoksa çıkartmak mı evladır?

Bugün atmosferde yer alan cıvanın yarısı insan kaynaklıdır (bunun 2/3’ü kömür madenlerinden gelmektedir), kalan yarısı ise volkanik aktivite gibi doğal kaynaklıdır. Cıva zehirlenmesinin şiddeti ve etkisi; cıvanın elementer halde mi yoksa bileşik halinde mi bulunduğuna, alınan doza, cıva ile karşı karşıya kalma süresi ve şekline göre değişir.

En sık görülen cıvaya maruz kalma nedeni ise balık tüketimidir. Vücuda alınan cıvanın bir diğer kaynağı ise insan üretimi olan ve cıva içeren ürünlerden,  fluoresan lambalar veya cıva içeren pillerden salınan cıvadır. Genel bir gruplama ile cıvanın üç temel şekilde bulunduğunu söyleyebiliriz bunlar; elementer cıva, etil-cıva ve metil-cıvadır. Metnimizin konusunu oluşturan amalgam diş dolgusunda bulunan cıva, “elementer cıva” (Hg0) halindedir, bu cins cıva buharlaşır ve solunumla vücuda girer. Tıbbi ürünlerde koruyucu olarak yer alan cıva ise etil-cıvadır (C2H5Hg+). Hatırlarsınız yazarımız Işıl Arıcan, aşılarda koruyucu olarak bulunan ve hakkında otizme yol açtığına dair çok fazla safsata dönen bir cıva bileşiği olan tiyomersal ile ilgili ayrıntılı bir yazı yazmıştı.

Balıktan alınan cıva ise en tehlikeli cıva bileşiği olan metil-cıva iyonudur ([CH3Hg]+), bu cins cıvayı sindirim sistemi aracılığı ile alırız. Farklı yapılarından dolayı bu üç cıva formunun vücudumuza toksik etkisi de değişik seviyelerdedir. Örneğin balıktan alınan metil-cıva, elementer cıvadan ve etil-cıvadan daha toksiktir. Görüldüğü üzere amalgamdan kaynaklanabilecek elementer cıva sindirim yolu ile değil buharlaşarak hava ile vücudumuza girecektir ve daha az toksik olduğu için olası zararı, balıktan sindirim yolu ile gelecek benzer miktardaki metil-cıvadan çok daha az olacaktır.

ABD gibi gelişmiş ülkeler cıva konusunda çok hassas yaklaşım içindedir, örneğin ABD’de evinizde cıvalı bir termometrenin ya da fluoresan lambanın kırılması durumunda yapmanız gerekenler için bir liste vardır. Bu ülkede, bir yemek kaşığı cıvanın yere saçılması durumunda ilgili sağlık ya da doğayı koruma kurumlarından yardım almanız salık verilir. İki kaşık veya daha fazla cıva döküldüyse, bunu NRC’ye haber vermemek kanunlara göre suçtur. Bugünkü konumuz olan amalgam diş dolguları da ağızda kullanılırken aşındıkları için zaman içince yapılarındaki elementer cıva açığa çıkar ve bunun sonucu çok az miktarlarda da olsa cıva buharı meydana gelir. Bu buharın sağlığa zararlı olup olmadığı, amalgam dolguların sahiplerine olumsuz bir etkisi olup olmadığı konusu oldukça iyi araştırılmıştır. Bu araştırmaların sonucunda halk sağlığı ile görevli kurumlar, amalgam dolgular ile ilgili çeşitli açıklamalar yayınlamıştır. Başta ABD olmak üzere çevre hassasiyetinin yüksek olduğu ülkelerin resmi ve kar amacı gütmeyen tarafsız kurumlarının bilgilendirmeleri ışığında aşağıdaki bilgilere ulaşıyoruz.

Sağlık otoriteleri amalgam dolgu için ne diyor?

  • FDA(Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi):

    Elimizdeki mevcut kanıtlara dayanarak amalgam dolguları yetişkinler ve 6 yaşından büyük çocuklar için güvenli kabul ediyoruz. Amalgam dolgu sahibi kişilerin vücudunda ölçülen cıva miktarları, sağlığa zararlı seviyelerin çok altındadır. Ağzında 15 tane amalgam dolgu bulunan kişilerde dahi ölçülen cıva miktarı zarar verici minimum seviyenin çok altında bulunmuştur. Amalgam dolgular ve sağlık problemleri arasında kanıtlanabilmiş bir ilişki yoktur. Alerjik bir sorun yoksa sağlam ve sağlıklı amalgam dolguların sökülmesini önermiyoruz.

  • EPA(Çevre Koruma Teşkilatı):

    CDC gibi kuruluşların araştırmalarından hareketle anlaşılmıştır ki, amalgam dolgusu olanların risk altında olduğu yönünde veya bunların çıkartılmasının sağlığa faydalı olduğu konusunda çok az bilimsel veri mevcuttur.

  • LSRO(Life Sciences Research Org):

     1996-2003 yılları arasında gerçekleştirilen ve diş dolgularından kaynaklanan cıvanın insan sağlığına olası etkilerini araştıran çalışmalarda incelenmiş ve bu çalışmalarda kesin sonuçlar alınmadığı görülmüştür. Bu çalışmaların çoğu eksik ve özensiz tasarımlar içermektedir. Vücuttan cıvayı uzaklaştırmak için bazı kişilerce uygulanması önerilen şelasyon tedavisi ise beyin dokusundaki cıvayı uzaklaştırmadığı gibi ciddi yan etki potansiyeline sahiptir.

  • NCPC(National Capital Poison Center):

    Amerikan ulusal örgütlerinin yürürlükte olan tavsiye kararlarında diş hekimlerinin hastalarının amalgam dolgu uygulamalarına bir sınır getirilmemiş, zira bu konudaki çalışmalar, ısrarla amalgam dolgularla ilişkilendirilebilecek bir cıva toksisitesi göstermeyi reddetmektedir. Alerjik durumlar dışında sağlam dolguların çıkartılmasını önermeyi gerektirecek bir veri yoktur.

  • CDC(Centers for Disease Control and Prevention):

    Amalgam dolgulardan ortaya çıkan cıva miktarının günde 3 ile 17 mikrogram arasında olduğu tahmin edilmektedir. Amalgam dolgulardan kaynaklanan düşük oranda cıvaya maruz kalmanın sağlık için bir zararı bulunmamaktadır.

  • ADA(American Dental Association):

    Cıvaya maruz kalma miktarlarını ve cıva kaynaklarını inceleyen çalışmalarda, amalgam dolgular kaynaklı cıvanın sağlığa bir etkisi bulunmamıştır.

  •  

Avrupa’da da durum buna benzerdir. Çoğu Avrupa ülkesinde amalgam dolgu uygulamasında kısıtlama yoktur. Daha az riskli alternatiflerin mevcut olmasından ötürü iki ülkede, Norveç ve İsveç’te amalgam dolguların uygulanması sona ermiştir. Bunun sebebinin çevre ve insan sağlığına olası zararları engellemek için olduğu söylenmektedir.

Amalgam dolgu niçin tercih edilir?

Amalgam dolgu; zararsız olmak ile birlikte uzun süre kullanılabildiği ve ekonomik olduğu için sıkça tercih edilmektedir. Yapılan araştırmalar ile her yıl bir milyarı aşan bir sayıda amalgam dolgunun yaptırıldığı tespit edilmiştir.

Porselen, altın, beyaz dolgular hem pahalı hem de çok daha zaman ve dikkat isteyen yöntemlerdir. Amalgam dolgular, bu dolgu maddeleri ile karşılaştırıldığında oldukça kısa sürede ve kolay bir şekilde uygulanabilmektedirler. Ayrıca altın dışındaki maddeler, amalgam dolgusu kadar uzun süre kullanılabilir değildir.

Amalgam dolgular; yalnızca cıvaya allerjisi var olduğu tespit edilen kişilerde kullanılmamalıdır. Bu durum ise %1’den de düşük bir ihtimaldir. Maddi açıdan zora girilmemesi ve dişin yıpranma olasılığının göz önünde bulundurulması gerekliliğiyle şart olmadığı sürece amalgam dolgular çıkarılmamalıdır.

Hasta, amalgam dolgu yaptırdıktan sonra nelere dikkat etmelidir?

  1. İşlemin yapıldığı bölgenin en az 1 saat kullanılmaması gerekmektedir.
  2. İşlem yapıldıktan sonraki ilk 24 saat içerisinde sert gıdaların tüketilmesi kesinlikle yasaktır.
  3. İşlem üzerinden 24 saat geçtikten sonra, hastaya yapılacak polisaj işlemi için ikinci bir seansın oluşturulması gerekir. Böylelikle ilgili bölgenin kullanım sonrasındaki anatomik ve fonksiyonel kullanımı değerlendirilerek, restorasyona gerek duyulup duyulmadığının kararı verilir.
  4. İşlem sonrasında kısa bir süre sıcak ve soğuk hassasiyeti oluşabilir; fakat zamanla kaybolacaktır.
AMALGAM DOLGUNUN OLMAMASI GEREKTİĞİNİ SAVUNANLAR

Amalgam dolguların sökülerek yenilenmesi işlemi, özellikle yurt dışında ciddi bir sektöre dönüşmüş durumda. Bu işlemi uygulayan sağlık çalışanları amalgamdan alınan cıvanın etkilerini abartıyor ve bu sayede panik havası yaratıyor. İşlemi uygulayan kişilerin biyolojik savaşa hazır kıyafetleri ise dikkat çekici! Bu konudaki bilimsel çalışmaların kesin sonuçlar vermekten uzak olduğu ve dizayn hataları içerdikleri düşünüldüğünde, bunları tek tek incelemek ya da felaket tellallığı yapan internet sitelerinin etkisinde kalmak yerine, bu konuda bir fikir birliğine varmış ve güncel bilimsel verilere göre tavsiye kararları yayınlamış kuruluşların yayınlarına itibar edilmesinin yerinde olacağı anlaşılıyor.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da pek çok anektod ve safsata mevcut, doğruyu bulmak ise sadece bilimsel metod ile mümkün. Elbette yeni yaptıracağınız dolgular için daha estetik olan ve cıva içermeyen kompozit materyalleri düşünebilirsiniz. Bu maddeler yüksek teknoloji ile üretilmekte ve gerek ön gerekse arka dişlerde başarı ile kullanılmaktadır.  Doğaldır ki her onarım malzemesinin kendine has avantajları ve dezavantajları vardır. Amalgam dolgular yerine önerilen estetik kompozit dolgular henüz arka dişlerde amalgam dolguların gösterdiği dayanıklılığı göstermekten uzaktır.

Ayrıca bu dolguların dişe uygulanmasında çeşitli asitler kullanılmaktadır ki bu da tahriş edici olabilir. Uygulama sırasında ortamda nem kontrolünün çok iyi olması gerekir ve bunun ağız içinde sağlanması bazen çok zordur. Ayrıca estetik dolguların özel uygulama teknikleri yüzünden diş hekiminin teknik becerisi çok önemlidir ve tüm bunlar estetik dolgu uygulamasının yumuşak karnını oluşturur. Estetik dolguların en büyük dezavantajı, bu dolguların sertleşirken büzüşmelerinden dolayı mikro sızıntısı yapma riskleri olmasıdır.

Estetik dolguların bileşimindeki yüksek teknoloji ürünlerin sağlığa zararlı olup olmadığı konusunda tartışmalar da yok değildir. (Yeri geldiği için söyleyelim, halk arasında “lazerli dolgu” olarak adlandırılan estetik dolgularda lazer kullanılmaz. Bu dolgular belli dalga boyunda ışık ile sertleşir, sertleştirme için kullanılan cihazın verdiği monokromatik mavi ışık da lazer sanılır.)

Sonuç: Amalgam dolguyu söktürmek gerekir mi?

Eğer alerji gibi bir soruna yol açmıyorlarsa; ağzınızdaki sağlam, sorunsuz ve fonksiyonel amalgam dolgularınızı sırf “zararlı olabileceği” endişesi ile çıkarttırmayın ve eğer doktorunuz tarafından gerekli görülürse yeni bir amalgam dolgu yaptırmaktan da çekinmeyin. Amalgam diş dolguları çok eskiden beri kullanıldıkları için elimizde bu malzeme ile ilgili geniş bir tecrübe ve bilgi birikimi var.

Şu an elimizde bulunan bilgiler ışığında, aksi kanıtlanana kadar bu dolguların insan sağlığına zararlı olmadıklarını kabul ediyoruz. Henüz “ideal” bir diş dolgu malzemesine ulaşamadık. Bu sebeple diş hekiminize tedavi alternatiflerinizi sorun, her alternatifin avantaj ve dezavantajlarını onunla tartışmaktan çekinmeyin. Size tüm tedavi alternatifleriniz hakkında bilgi vermek doktorunuzun görevidir.

 

KAYNAKÇA

https://www.medikalakademi.com.tr/amalgam-civali-dolgu-zararli-mi/

https://okandis.com/

Bunları da beğenebilirsin
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments