GELECEĞİN DİŞ HEKİMLERİ
Türkiyenin Diş Hekimliği Öğrencileri Tarafından Kurulmuş Web Sitesi

DİŞ HEKİMLİĞİNDE HİPNOZ

0

GİRİŞ
Dünyada bilimsel ve tıbbi hipnozu en fazla kullanan tıp mensupları diş hekimleridir. Hipnozla tedavi yapan hekimler arasında %40 oranıyla diş hekimleri önde gelmektedir. Bilimsel ve yasal anlamda 1958 yılından beri tıbbi amaçlarla hipnozun resmen kabul edildiği Amerika Birleşik Devletleri’nde faal 5 tıp kuruluşunun 3 tanesi diş hekimlerine ait kuruluşlardır.
Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden “HİPNODONTİ”nin uzun bir tarihi vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ortaya çıkan akut ve kronik ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Diş hekimleri günlük çalışmalarında, hipnotik telkinler yardımı ile yeni yeni ilginç kullanım alanları geliştirmektedirler.

Ament (1955) yayınladığı bir çalışmasında hipnozun dental pratiklerde kullanılması ile ilgili olarak ilginç bir yaklaşım getirmiştir. “Time Distortion” uygulaması ile, koltukta pratik için saatlerce kalmak zorunda kalan hastalara bu süre kısaltılmaktadır. Hasta hipnotik transa alınmakta ve zamanın çok çabuk geçtiği konusunda verilen telkinler ile hastanın uzun pratik zamanını çok kısa algılaması temin edilmektedir. Hastanın pratik işlemleri bittiğinde transtan çıkartılmakta ve hastaya ne kadar süre geçtiği sorulmaktadır. Hastalar işlem süresinin çok kısa sürdüğünü ve çok rahat ettiklerini ifade etmektedirler.

DİŞ HEKİMLİĞİNDE HİPNOZUN KULLANIM ZAMANLARI

Diş hekimliğinde hipnozun kullanım endikasyonları Marcus (1963) bir liste halinde özetlemiştir. Bunlar;

1- Diş tedavisine ihtiyacı olduğu halde buna izin vermeyen hastalara ulaşmada
2- Gereksiz korku ve endişelerin hakim olduğu durumlarda. Böyle hastalar daha önceleri hoş olmayan bir diş uygulaması geçirmiş olabilirler ve duygularını bu olumsuz anıların üzerine bina etmiş olabilirler.
3- Kimyasal meditasyona ilaveten veya onun yerine ikame edilmek üzere premedikasyon uygulamalarında
4- Kimyasal anestezik kullanılmışsa bunlara bağlı sonradan çıkan hoş olmayan durumların önlenmesinde veya hiç kimyasal anestezik kullanılmamasında.
5- Kalp hastalıkları, alerjik nedenler gibi kişiye has özellikler nedeniyle kimyasal analjezik ve anestezik olamayan hastalarda alternatif bir yöntem olarak.,
6- Parmak emme, dili sorma gibi erken çocukluk dönemi alışkanlıkları ve öğürme refleksi gibi handikapları olan hastalarda,
7- Diş uygulamaları esnasında hastaların yaşadığı olumsuz duyguları ortadan kaldırarak onlarla iyi bir iletişim içine girmek için,
8- Kapiller kanamanın kontrolünde, salgı ve tükürük ifrazatının önlenmesinde,
9- Diş uygulamalarında kullanılan çarkın hoş olmayan vibrasyon ve gürültünün azaltılmasında,
10- Operasyon sonrası meydana gelebilecek kanama ve ağrının kontrol edilebilmesi için posthipnotik telkinlerin verilmesinde,
11- Ağızdaki diş protezlerinin, yumuşak dokusu ve tüm dişler hakkındaki olumsuz zihinsel düşünce ve imajların ortadan kaldırılmasında HİPNODONTİ kullanılmaktadır.

Diş hekimleri, kendi çalışma alanlarında anestezi ve cerrahi müdahaleler yapmaya yetkili olup, ayrıca diş hekimi korkusu gibi konularda, bulantı refleksinin kontrol altına alınması, ağız içi ve dışı aparatlara alıştırılması, ağrı, anestezi ve alerjik hastaların tedavilerinde, parmak, dudak emme, tırnak kemirme, çene gıcırdatma gibi psişik sorunları çözmek için tek başlarına hipnozu kullanma rahatlığına sahiptirler. Hasta hekim ilişkisinde fotöy (dişçi koltuğu) korkusu diye tanımladığımız korkular nedeniyle tedaviden kaçan ve dayanılmaz ağrılar karşısında zoraki teslim olup dişini kaybeden, ikinci bir ağrıya kadar bir daha uğramayan hastalar çoğunluktadır. Onlara göre diş tedavisi ağrılı, acılı, can yakan, bir çalışmadır. Bu anlayış ve yaklaşım bazı kırsal kesimde büyüklerin “iğneciye, dişçiye gideceğim” gibi yanlış yaklaşımlarıyla değişmez bir korkuya dönüşmektedir. Kişi olgunluk çağına eriştiği halde olağan kontrollerden kaçmaktadır. Bu tür korkan gruptan, kendi sağlığı gereği tedavi olması gerektiğine inananlardan, hipnozu tanıdıktan sonra aklı yatanlarla yapılan birkaç seanslık tedaviden sonra %90 oranında korkunun giderilmesi mümkün olmaktadır. Kişi evindeki koltukta gibi dişçi koltuğunda oturtabilmektedir. Tedavi boyunca sıkılmamakta, uzun süre ağzı açık kalsa da yorulmamakta, ağrıya karşı direnci arttığından basit ağrıları algılamamakta, bulantı refleksini denetleyebilmekte, operasyonlar sırasında tükürük düzeyi, kanama miktarı azalmaktadır. Hekimin verdiği talimatları yerine daha kolay getirebilmekte, kısacası rahat ve huzur içerisinde sağlıklı bir ağız yapısına kavuşmaktadır.

BRUKSİZMDE HİPNOZ UYGULAMASI

 

 

“Bruksizm” olarak adlandırılan diş gıcırdatması bilinçaltındaki stres ve gerilimin bir nevi ifadesidir. Uykuda iken bu gerilim ve sıkıntı kendini bu şekilde ortaya koyar. Hipnoz altında iken sağlanan derin solunum çalışmaları, hastaların bir kısım stres ve gerilimlerini atmak için yeterli olmaktadır. Bazen de direkt baskılama yöntemi şeklinde verilen telkinler vasıtasıyla semptomlar kontrol altına alınabilmektedir. Direkt baskılama yöntemi bilinçaltındaki gerilim nedenleri veya olayı ortaya çıkaran gerçek nedenler tespit edilemediğinde uygulanmalıdır.
Bazı vakalarda semptom değiştirme uygulanabilir. Diş gıcırdatması olan hastalara posthipnotik telkinler ile, diş gıcırdatması yerine el parmaklarını herhangi bir yere vurma ve fiskeleme şeklinde semptom ikame edilebilir. Veya daha başka uygun bir alternatif semptom bulunabilir.
Bazı vakalarda ise otohipnoz ve ototelkin yöntemi kullanılmaktadır. Uyku zamanı geldiğinde hastalar kendi kendilerine ototelkin vererek, dişlerini gıcırdatmayacaklarını telkin eder ve uyurlar. Uyku süresince dişlerini gıcırdatmadıkları tespit edilmiştir.
Bazı vakalarda kişiler hipnotik transa alınmakta ve bir müddet sonra telkin ile normal uykuya geçmesi sağlanmaktadır. Hasta normal uykuya geçtikten sonra diş gıcırdatması başlamaktadır. Bu hastalar hemen uyandırılmakta ve diş gıcırdatması kesilmektedir. Ardından tekrar uyumalarına izin verildiğinde, diş gıcırdatmasının süratli bir şekilde tedavi olduğu gözlemlenmiştir.

HAZIRLAYAN:

GDH HABER / HİLAL YILDIRIM

KAYNAKÇA:

https://www.e-psikiyatri.com/

http://www.psikoterapi.org/

Bunları da beğenebilirsin
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments